Gün Dönerken...
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bugün İngiliz edebiyatçı Emily (Jane) Brontë'nin (1818) doğum günü; Türk yazarlar Zeyyat Selimoğlu (2000) ve Duygu Asena (2006) ile İsveçli oyun yazarı Ingmar Bergman'ın (2007) ölüm yıldönümü.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

MENÜ
Ana Sayfa
Anketler
Ansiklopedi ve Sözlükler
Arkadaşına Öner
Editöre Mektup
Forumlar
Kullanıcı Ayarları
Kullanıcı Günlüğü
Linkler
Yazdırma Alanı
İlanlar
Şairler Mekanı
Şiir/Yazı Arşivi
Şiir/Yazı Gönder


KİMLER VAR
Hoşgeldin, Şiir Dostu
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: snowdrop
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 8064

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 33
Üye: 0
Toplam: 33


MESAJ TAHTASI
Kimler var:
- (00:46) okurmm
Son mesajlar:
- ruzgarcanlari: selamlar tünayydınlar tüm arkadaşlara ve sitemize merhabalar gününüz güzel geçsin:)) sevgiyle.
- kastamonlu: Evet,herkese iyi geceler....
- kastamonlu: Siyahın en tatlı hoş renkleriyle....
- kastamonlu: Şairin''İntihar ettik yaşayarak''dediği gibi..Tekrar tekrar iyi gecelerrr....
- kastamonlu: iyi geceler....
- kastamonlu: İyi geceler....
- kastamonlu: ''İyi geceler'' şiirimi okuyun... .
- kastamonlu: Ya kimse yok,Ya da ben meydanı boş buldum konuşuyorum.Pardon yazıyorum.....
- Erdogan: sen sade yaz şair, birisi, birileri okur diye değil içindekini içine sığdıramadığın için yaz, varsın okunmasın yazdığın tek....
- YilmazErbay: yetmiyor be AŞk!.. Adınla doldurduğum satırlar. Sığmıyor bu kalp iki kafes arasına. Yılları harcadım beden artık yaşlı. Hatırla....
- zekinsan: Dışarıda üşüyen bir Haziran.Dışarıda öldü insan. Öldü insan…Hiç bir kitaba yakışmadan! Yılmaz Odabaşı .
- zekinsan: Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya Ona sorarsanız: ’Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman...’....
- nefile: Bir selamım olsun istedim: .
- kastamonlu: İYİ CEGELER....
- Laedr-i: Günaydınlar Türkiyemin insanları .

Tahtaya yazmak için tıklayın!
Yayınlayan:
Şiir Evreni


PANO
sohbet-siir
Sohbet odamızda bir araya gelerek şiire dair görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Giriş için tıklayın!


Güler Ataş'tan Sesli Şiirler
Güler Ataş'tan
Sesli Şiirler


SÖZLÜK
Türkçe sözcüklerin 25 dilde karşılığını veya başka anlamlarını öğrenin.
Sözlükten üç şekilde yararlanabilirsiniz:
1- Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü kutuya yazıp "Ara" düğmesine tıklayın.
2- Kutuya yazdığınız sözcüğe çift tıklayın.
3- Eğer anlamını öğrenmek istediğiniz sözcük sitenin herhangi bir yerinde yazılıysa, o sözcüğün kendisine çift tıklayın. Bu uygulama sitemizin her yerinde geçerlidir.


Şiir Evreni Fan Sayfası
Şiir Evreni Fan Sayfası
Sayfanı Destekle

Mor ve Ötesi
Yılmaz Erdoğan
Şebnem Ferah


OLTA

aSk
[ aSk ]

·Birtaneme aSk


İLANLAR
· UYGUN FİYATA İNGİLİZCE ÇEVİRİ
· NURİYE AKMAN İLETİŞİM ATÖLYESİ GÜZ DÖNEM
· Ali Ural ile Yazı ve Şiir Atölyesi 15 Haziran'da Başlıyor...
· Kitap (şiir)
· Berfin Bahar Şiir Etkinliği ve İmza Günleri
· KARAKALEM KİTABEVİ
· kitap yayını......
· ÖDÜLLÜ ŞİİR YARIŞMASI
· Oyuncak müzesi (etkinlik)İstanbul'da olanak bulanlara.
· Duyuru ( Akaryakıt protestosu)


FORUMLARDAN
Forumlara katılmak için başlıklara tıklayın!..

 Tunay Bozyiğit İle Söyleşi
 İzdiham Dergisi
 KÜLTÜR PAYLAŞIMI
 Arsız Akrostiş Şiir E-Kitap
 Söndürün Şu Karanlığı
 Derinliğin Zirvesi
 Körleşme/Elias Canetti
 Ruhun Gökkuşağı/Mehmed Uzun
 Buzul Dünya Yayınları ve Yayınlanan Eserler
 Zarifoğlu, Yayıncılık, Yaşar Nuri Artık Susmalı, Mustafa Alp
 Munzur Dağlarında Gülabioğulları
 Hacıbektaş, Kırıkkale, Sarıkız, Rifat Kurtoğlu, Savunma Alın
 Hakim Beğ
 Ceyhun, Araz, İsmail Güneş, Cengiz Sökmen, BİZE DANIŞMADAN K
 Yaşamın Sonu
 Sahte Sofu - Cumali Cumalioğlu
 Fonolojik Bozukluk (Artikülasyon Bozukluğu)
 NİLGÜN MARMARA ŞİİRLERİ
 Ey Hayat
 "kıymetini bil herşeyin"-MELİTA
 Boş Zaman ve TV.
 Ölesim Var! - Cumali Cumalioğlu
 Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü, Sıfır ve Ölümsüzlük Öyküleri
 kitap haberleri ve tanıtımları
 almeria

Siir Evreni Tüm Forumlar



SAHAF KAÇKINI
Kurnaz insanlar okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar, akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar.


SANDAL
Tarih, Olaylar, Kişilerle Bugün:
Hazırlayan:
Nilcan Altay

1998
-Üniversite sınavlarının tek basamaklı olması YÖK Genel Kurulu’nda onaylandı.

1976
-Yunanistan’ın Egeye çıkmasını engelleyeceğini bildirdiği “Hora” (Sismik-1) gemisi, Marmara’dan çıkıp Ege’ye açıldı.

1975
-Kıbrıs Federe Türk Devleti ABD’ye ait üç haber alma tesisini kapattı.


ŞİTE İÇİNDE ARA
Yeni Sayfa 1
Özel Arama

Ali Ziya Çamur HİKAYE: Bir Nevruz Düşü
Ali Ziya Çamur

Tarih: 22.03.2005 Saat: 01:20 Yayınlayan: kuheylan

azcamur gönderdi: "

Uzaktan serin bir sabah yeli yüzünü yaladı. Güneş , Torosların sırtlarından Sini Çayı’nın kuytularına doğru akıyordu. Uzaktan birkaç kuşun “ciki ciki” sesleri duyuldu. Yusuf Emmi, üzerine bindiği eşeğinin başını çaya doğru çevirdi. Bir kışı hastalıkla boğuşarak geçirmişti. Çocukları, “ha öldü ha ölecek” diyerek günlerce başını beklemişti. Ama gene bahara, nevruza ulaşabilmişti şükür. Doğanın yeni bir gelin gibi donanışına tanık olmanın mutluluğunu yaşıyordu.

Çayın kenarında durdu. Yüzüne birkaç damla su çaldı. Elini yıkadıkta sonra da birkaç avuç suyu, tadını derinden duyumsayarak içti. Geriden, karşı köyün bükecinden ayak sesleri geldi kulağına . Kafasını kaldırdı, baktı .Atlarına, eşeklerine binmiş komşu köylüleri de kendisi gibi yola koyulmuşlar, neşeyle söyleşerek ziyaret yönüne doğru ilerliyorlardı. Onlarda yönlerini çayın kıyısına çevirdiler. İçlerinden birisi, kendisini tanıdı:
-Hooynn Yusuf Emmi, sen misin? Selamın aleyküm.
Yusuf Emmi, geleni tanımaya çalıştı. Gözleri ısırıyordu.
-Yeğenim sen Uzun İbram’ın oğlu İrecep değil misin?

Uzun İbram, onun çocukluk arkadaşıydı. Askere de birlikte girmişlerdi. Düğünleri de bir hafta arayla aynı yaz yapılmıştı. Recep, çayı geçerek Yusuf Emminin yanına geldi. Elini öptü.
-Emmi, hasta olduğunu duyduk ama ziyaretine gelemedik. Babam da çok istediydi yanına varmayı ama işte... Bir hafta içinde göçtü, gitti...

Yusuf Emmi, sendeler gibi oldu. Bastonuna dayandı. Ses, boğazından gırçıllanarak çıkıyordu. Sanki arkasında bir dağ, bir sırt erimiş, çöküp gitmişti. Recep’e döndü:
-Yeğenim, ben başımın derdindeydim, hiç haberim olmadı. Herhalım, çocuklar da üzülmesin diye bana aksettirmediler. Allah rahmet eylesin, cennette kavuşuruz inşallah.” dedi. Siz de Tekedüzü’ne mi gidersiniz?
-Öyle emmi, bugün Sultannavrız; hem ulularımızın mezarını ziyaret edcez, hem de navrızı kutlayacaz. Sen tek mi çıktın yola. Senin çocuklar, sizin köylüler nerede?
-Ah yeğenim, onlar iş güç sahabı. Önce seraya, mala, davara bakacaklar ki ondan sonra sıra töreye, geleneğe gelsin. Yeğenim yavaş yavaş biz de şeherli oluyok. Ben özlemişim epeydir kırlara, yollara çıkmayı. Onları uyandırmadan alaca karanlıkta eski yoldaşım Candar ile yola koyuldum. Bu yıl dağın, taşın yeniden gelin gibi donanışını görmek, beni daha bir diriltti. Yatağa teslim ettiğim zamanı geri toplamaya çalışıyom.Ağır ağır, ottan çiçekten toplaya toplaya çıkıyom. Bizimkiler kuşluğa doğru tomofille gelirler.

Yola birlikte devam ettiler. Önden bir genç bir neşeli ses saldı ortalığa:
“Ezel bahar olmayınca
Kırmızı gül bitmez imiş
Kırmızı gül bitmeyince
Dertli bülbül ötmez imiş

Bülbül havastı ötmeye
Sarılıp gülle yatmaya
Bahçıvan gülü satmaya
Gül gadrini bilmez imiş.” (1)

Yusuf Emmi gençlik günlerini anıladı. Dedi, şimdi bu gence genç bir kız sesi cuvap vermeli. Çok geçmedi, ortalardan bir kız sesi yükseldi:
”Diken arasında bir gül açıldı
Bülbülüm bahçene ötmeye geldim
Bezirgânım, yüküm gevher, satarım
Ali pazarına dökmeğe geldim.

Bacım vermeyince yüküm satılmaz
Gevherin hasına hile katılmaz
İnkâr toru ile şahin tutulmaz
Bir gerçek toruna düşmeğe geldim.” (2)

Türküler Yusuf Emmiyi daha bir dinçleştirmiş, gençleştirmişti. Sanki altmış yıl öncesinde yaşıyor gibiydi. Durdu birden. Yüreğinde bir yara açıldı. Altı yıl önce yitirdiği sevdiğini, eşini, gülünü düşündü. Bir zamanlar bu yollarda birbirlerine dayanarak, acıya, kahıra direnerek birlikte yürüdüğü Hürü’sünün yarası hâlâ kanıyordu. Acısını ve yaşamanın mutluluğunu dışa vurmak istiyordu. İlerilerde söylenen bir türkü bitince kapıp koyverdi sesini:
“Sultan Suyu gibi çağlayıp akma
Durulur gam yeme divane gönül
Er başında duman, dağ başında kış
Erilir, gam yeme divane gönül

Bizden selâm söylen dosta gidene
Yuf yalancıya da, lânet nâdana
Bunca düşman ardımızdan yeltene
Yorulur, gam yeme divane gönül.” (3)

Yusuf Emminin gökle yer arasında çınlayan sesi, herkesin yüzüne bir umut ve mutluluk ışığı kondurmuştu. Gençler,
-Varol emmi! Gönlümüzü yeşerttin! diyerek gönlünü okşadılar Yusuf Emminin.

Sonunda Tekedüzü’ne ulaşıldı. Bu arada, sağdan soldan vızırt vızırt gelen otomobiller yetişmişti kendilerine. Hemen kadınlar ocak yerini ayarladılar. Gençlerin kimisi odun kırdı, kimisi davarları boğazlayıp yüzmeye başladı. Bir kısım kadınlar ekmek, bazlama, börek açmak üzere hamur yoğurmaya başladı. Yaşlılar, mezarları ziyarete başladı. Her mezarın başında ellerini kaldırıp dualar okudular. Mezarların üstündeki, kenarındaki yabani otları temizlediler.

Tekedüzü’nde yoğun bir çalışma temposu başlamıştı. Yeni gelenler de kendilerine uygun yerler bulup yaygılarını yayıyor, yemek için hazırlığa geçiyorlardı. Kimi davar, kimi tavuk, kimi horoz boğazlıyordu. Az sonra kazanlardan gelen yemek kokuları Tekedüzü’nü sardı. Sultannevruz kutlamalarına gelen konuklar da vardı. Aileler, onları aralarında bölüştüler. Sofralarına davet ettiler.

Yusuf Emminin oğulları, kızları, gelinleri, damatları da otomobillerle gelmişlerdi. Torunlar, hemen dedelerini aramaya giriştiler. Onu, gözleri yaşlı Hürü Ninelerinin mezarı başına çökmüş buldular. Anılara ve acılara gömülen Yusuf Emmi, torunları gelince canlandı, dirildi. Otlayan Candar’ı yularından çekerek, torunlarıyla birlikte çocuklarının kondukları ulu bir çamın dibine oturdu. Sırtını ağaca yasladı. Gelinlerden biri hemen yastık yetiştirdi. Kızı, yeni çalkanmış bir ayran getirdi. Yusuf Emmi, acının gölgesinde, mutluluğun kanatlarında çevresindeki yoğun faaliyeti izledi. Eski dostları, ahbapları onu ziyarete, halını, hatırını sormaya geldiler. Kendi taydaşlarıyla eski Nevruz şenliklerinden, eski günlerden uzun uzun söz ettiler.

Bir aralık gençler yanaştı yamacına. Ondan bu geleneğin kökü üzerine, Sultannevruz geleneğinin anlamıyla ilgili sorular sordular. Hiç üşenmeden onlara yetmiş üç yılın birikimini aktardı. Bir ara oğlu,
-Gençler, babam hastalığı yeni atlattı, onu fazla yormayın, diyecek oldu. Yusuf Emmi,
-Yok, ilişme gençlere Ali; bırak tüm bildiklerimi onlara aktarayım. Aktarayım ki barışın ve sevginin buluştuğu bu güzel gelenek daha yüzyıllarca sürsün, sürmesi gerek, dedi.

Gün, yavaş yavaş dağlar ardına çekilmeye durdu. Dönüş hazırlıkları başladı. Yaygılar toplandı, sarıldı. Kap, kazan, eşyalar, yaygılar atlara, arabalara, otomobillere yerleştirildi.

Yusuf Emmi:
Ben Candar’la yavaş yavaş gideyim, siz gelirsiniz, dediyse de çocukları:
-Baba, karanlığa kalırsın, bugün çok da yoruldun. Candar’ı komşulara katarız, sen bizimle gel, deyince daha fazla da direnemedi. Oğlunun otomobilinin önüne kuruldu.Yaşamanın, sevginin yoğun tadını yüreğinde hissetti.
-Yaşamak, ne güzel şey; hele böyle sevgiyle dolu dolu olursa... İnsan, sevdikleriyle aynı havayı solursa, yaşamak daha da doyumsuzlaşıyor, diye düşündü. Dudağından bir türkü, pınardan iki damla gibi dökülüverdi:
”Ekinler göğerdi yere yatıyor
Mor dağlarda çil keklikler ötüyor
Gene gün eridi güneş batıyor
Bulutlar başımdan ağıyor gülüm

Dal ucunda boz serçeler sevişir
Arılar çiçekte neler bölüşür
Bilmem bizim yollar nerde buluşur
Günler batıp batıp doğuyor gülüm.” (4)




ALİ ZİYA ÇAMUR

1.Aşık Daimi/Folklor ve Türkülerimiz - Mehmet Özbek, Ötüken Yayınları, İstanbul/1981, s. 491

2. Pir Sultan Abdal, Bütün Şiirleri-Cahit ÖZTELLİ, Milliyet Yayınları, İstanbul/1978, s. 24

3. Pir Sultan Abdal, Bütün Şiirleri-Cahit ÖZTELLİ, Milliyet Yayınları, İstanbul/1978, s. 275

4. Nem Alacak Felek Benim-Hasan TURAN, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları,Ankara/1997, s. 9

"


Paylaş/Kaydet/Ekle
Paylaş Yardım:
Bu şiiri arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Paylaşacağınız yeri, yukarıdaki ikonun üstüne gelince açılan listeden seçebilirsiniz. Paylaşırken çıkacak olan resimler arasından Şiir Evrenine ait olanı bulabilir ya da "küçük resim yok" seçeneğini işaretleyebilirsiniz.
Paylaşılan sitede kayıtlı hesabınızın olması gerekir.


© Bu eserin her türlü yasal sorumluluğu ve telif hakkı, Ali Ziya Çamur veya yasal temsilcisine aittir. Eserin hak sahipliği ve yayımı ile ilgili tüm tartışmalar göndericisini bağlar ve sorumlu kılar. Bu nedenle Şiir Evreni sorumlu tutulamaz. Hak sahibinin isteği veya başkaca geçerli bir itiraz halinde yayımına son verilir.
Edebiyat Sitelerinde Özel Arama Yap: [Geçerli Siteler: www.siirevreni.com, www.antoloji.com, tr.wikipedia.com, siir.gen.tr, www.dusle.com, www.izedebiyat.com].



 

İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ali Ziya Çamur
· Şiir gönderen kuheylan


En çok okunan şiir: Ali Ziya Çamur:
Bir Nevruz Düşü



Şiir Puanlama
Ortalama Puan: 3.6
Toplam Oy: 5


Lütfen bu şiiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü




Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Şiiri Arkadaşına Gönder  Bu Şiiri Arkadaşına Gönder


Başlangıç
Yorumlar yazarı için bağlayıcıdır. İçeriklerinden Şiir Evreni sorumlu tutulamaz.
Şiir sayfalarının kişisel problemlere alet edilmesinin hoş karşılanmayacağı bilinmelidir.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
Sitemizde yayınlanan şiir, öykü, deneme ve diğer yazı türleri;
yaratıcılarının onayı alınmadan hiç bir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz.
© Created by Ali Kemal. Ekim 2002-İzmir.
Tema Tasarım Coşkun